…Ona göre gerçekliği bir “cümle” olarak ele almalıymışız. Unutulmuş bir gerçek de öğeleri saklanmış bir cümleymiş….
ÖYKÜ KÖŞESİNDEN…
AMAN DİBİ TUTMASIN
Figen Hanım, peki uykunuz nasıl? Düzenli uyuyabiliyor musunuz?”
–Döndük dolaştık yine geldik mi aynı soruya? Soru aşina ama ortam hiç aşina değil. Masasındaki oyuncaklar, renkli kâğıtlar, hele elindeki o ponponlu kalem… Bu kız mı?…
Neyse peşin hüküm vermeyelim.-
Bu kaçıncı klinik, saymadım. Kaçıncı uzman görüşü başvurduğum… Hep aynı takviyeler, aynı tavsiyelerle oyalanıp durmuşum.
“B12 iğnesi yapalım. D-vit ampul kıralım. Selenyumla magnezyum da yazıyorum. Uykumuz nasıl? İsterseniz bir de melatonin vereyim. Ama sigorta karşılamaz. Ücretli alacaksınız.”
-Ne vereyim abime! Ne ver, biliyor musun? Melatonin de ver, serotonin de ver. Daha vermediğin kaldıysa onları da paket yap, yanıma ver. Ya sabır…-
Devamını Çünkü Kadınız Kolektifi sayfasından okuyabilirsiniz.
©Gül Sunu

Bir Cevap Yazın