MİNİ ÖYKÜ KÖŞESİNDEN…
Benzemezdi aynı topraktan olsa da
Gülmesi tuhaf, salınması nahoştu…
AYRIK
Çamurlu hoyrat bir tabanın adımıyla taşınmış toprağa. Kabak bostanın ayrık gülü.
Her tohum gibi emdi güneşi köklerine, her damla yağmur adaletle suladı bahçeyi .
Onlar kabak oldu, aralarından bir gül doğdu.
Ayrıktı o. Benzemezdi aynı topraktan olsa da. Gülmesi tuhaf, salınması nahoştu.
Kokusuyla adı çıktı. Kabak aleminin fitne gülü, akıl çelen rayihasını da alıp gitmeliydi bu topraktan.
“Toprak kimin toprağı? Güneşin alevi kime ait? Allah’ın bostanı değil mi ya!” Onun da yurdu… Hem gidecek bir yeri yoktu.
Ne kabaklar gül koktu, ne de ayrık gül koptu. Toprak aynı toprak, güneş aynı güneşti. Ve her bahar aynı bulut ıslattı köklerini…
©Gül Sunu

Düşüncelerinizi yorum kısmında benimle paylaşmak ister misiniz?