OKUR İZİ KÖŞESİ

BİRTAKIM CİNAYETLER

YEŞİM YÖRÜK

Sıradan kitap incelemelerini bir kenara bırakalım.

Okur İzi’nde kurgudan gerçeğe bir iz sürme macerasına var mısınız?

Meselemiz, okuduklarımızdan bize kalan iz…

BİR İNTİKAM SİLAHI: KALEM ✏️


BİR İNTİKAM SİLAHI:KALEM
Okuduğum klasik polisiye kitaplarında yazarla okur arasında hep bir perde hissederim. Yazar ‘ben’ dili kullansa bile bir mesafe vardır ve okur okurluğunu bilir. Gözlemci olarak olayları “öğrenir” ve türü seviyorsa keyifli bir okuma olur. Ben o mesafeyi sevmediğimden olsa gerek polisiye türünde çok okumalarım olmadı.

Ama cesur yazarlar öyle mi? “Hey, okur,” diye seslenir bana. “Orda kös kös okumayı bırak ve içeri gir. Ben yazayım sen oku öyle mi? Yok öyle rahatlık. Aç perdeleri, kaldır mesafeyi, gel söyleşelim.”

Bir cesur kalem Yeşim Yörük, işte aynen böyle sesleniyor okurlarına. Fiskos masasında kırk yıllık arkadaşına anlatır gibi hikâyeler diziyor. Bu samimi  dilin türe uyarlanması benim için çok yeni. Araştırınca gördüm ki, polisiyenin de postmoderni varmış.  Polisiye öykülerine çok yakıştırdığım bu yazar dilinin izini sürmeye kararlıyım. Öncelikle yazarımıza teşekkür etmek isterim. Beni yeni bir tür ve anlatı diliyle tanıştırdığı için.

Dilin samimiyetini ve sıcaklığını ilk başta vurgulamadan kitaba geçemezdim. Çünkü ilk dikkatimi çeken yazarın diliydi. Peki ya içerik dediğinizi duyar gibiyim. Potpori tadında bir gezintiye çıkmaya ne dersiniz? Evet, potpori. Sekiz öyküden oluşan bu kitapta hiçbir öykü birbirine benzemiyor.

İntikam ve kıskançlık duygularının ne menem dertler oluşu, tarihten günümüze uzanan kapanmaz yaraların faili meçhul bir cinayet çevresinde ele alınması, mazluma ve güçsüze yönelik şiddetin son kertesi… Peki hep mi keder? Hooop bir mizah patlatıyor ki yazar sormayın. İnanmazsınız, kasten adam öldürmeyi yüzümde gizliden bir sırıtmayla okudum. Bir başkasında yazarla ‘söyleşirken’ finalde ‘yok artık’ dedirtti. Ben şimdi ne okudum? Vurgun yemiş gibi yüzeyde buldum kendimi. Oysa ne eğlenceli gidiyordu hikâye. Ardındaki bir dramla sarsıldım.  Sonra aynı öykünün içinde gözlerim bir cümleye takıldı. “Nasılsa yakalanırım diyordum, fakat yakalanmadım…” Alın size mizahtan alev alan buz gibi bir gerçek.

Toplum mahkemesinde kırılan kalemler, suç ve ceza sisteminde kadının yeri meseleleri en gülümseten hikâyelerde bile dikkatli okurlarda bir kıvılcım yakacak cinsten… 

Mahalle kültürünün hem saf hem karanlık yüzü bir cinayet etrafında kurguya itinayla yedirilmiş.
Başka bir mahallenin bitirim çocuk çetesi boyundan büyük işlere kalkışmış. (Vay bacaksızlar… )

Baş karakterimiz bir masum da olabilir bir zalim de. Hatta en itici, en irite tiplemeleri kurgu kahramanı olarak görebilirsiniz. Temiz yüzlü temiz kalpli kahramanlara son! Bir Enver komiser var ki evlere şenlik. Duyduğuma göre yazarla anlaşması varmış karakterin, başka kitaplarda da başrolü kapmış…Kendisinden başlarda pek hazetmedim doğrusu. Sonlara doğru kanım ısınmaya başladı kerataya.

Bazı salt kötüler var ki öykülerde, Enver’i mumla aratacak cinsten. Önce bu kadar da kötülük olmaz dedim, aklıma dinlediğim haber bültenleri geldi. Evet, salt kötülük hayatın içinde var ve hayatın içinde olan herşey gibi o karanlık ruh, öykülerde de kendine bürünecek bedenler bulmuş.

Öykülerin büyük kısmında yazarımız  mazlumun intikamını zalimden “kalemiyle” almış desem yeridir. Özellikle kadın cinayetlerine yönelik kurgulardaki ters köşeler beni bunu düşünmeye sevketti.

Kitabın sonunda birçok soru zihnimde belirdi. Aslında sorular hep vardı, satırlarda cevapları bulunca, cevaplar sorularla eşleşti demek daha doğru olur.

Benim anladığım o ki, gün gelir zalim mazlum olur, mazlum zalim olur. O gün gelmesin diye suç cezasız kalmamalı der okur.
Gelelim okur izine…
Benim intikam silahım kalemdir bundan böyle. İntikam dediysem öyle kalbi yakan değil, iç soğutan bir intikam. Resim mi  seversiniz, kapın fırçalarınızı. Ah o notalar ruhun gıdası… Piyano keman şart değil, bir tef bir darbuka iş görür.  Örgü mü tığ mı sizi rahatlatan? Kuşanın şişlerinizi. Aman ha! Örgü şişi… 

©Gül Sunu

Düşüncelerinizi yorum kısmında benimle paylaşmak ister misiniz?

Yorumlar

Düşüncelerinizi yorum kısmında benimle paylaşmak ister misiniz?