Kategori: Mikro Öyküler

  • SEZGİ YOLU

    SEZGİ YOLU

    Yola Çık! Yol Açık!

    Mikro öykü serisinden, ‘büyüklere’ Cevap yolu…


    Kiminin fikri yok, zikri çok. Kiminin fikri var, sesi yok. Nedir bunun orta yolu? Varmak mıdır her yolun sonu?

    Sen yola çık! 

    varamasan bile, 

    Yoldakine yoldaş olursun.

    Yola Çık!

    Yol Açık!

    SEZGİ YOLU

    Hiç yoksa bir saattir karşısında oturuyor. Aralıksız konuşmaktan dili damağına yapıştı. Su elinin altında, ama titreyen ellerini göstermekten utanıyor. Arada bir bardağa kayıyor gözü; bunu engelleyemiyor.

    Gözlerini şevkle kadına dikmiş, kabından taşmış bir umutla kabul cevabı bekliyor.

    -Umarım projemi layıkıyla anlatabilmişimdir efendim, diye bitiriyor konuşmasını. 

    -Anlıyorum sizi.

    Anlamıştı ‘kadim’ kadın. Anlatıcının anlamadıklarını da anlamıştı. Nasıl anlatacaktı ona anlamadan anlattıklarını? Belli ki niyeti pak,fikri sağlam. Ama yetmiyordu ki… Sezgi gerekti insana. Hani alsan satılmaz, versen alınmaz. Para etmez, para yetmez sezgi…

    Bir sezinin iyi niyetle aralanan kapılar ardındaki karanlıkları görebileceğine, nasıl inandıracaktı bu kızcağızı? Kız daha sezmeyi bilmiyor. Birçoklarının aksine yola çıkmış. 21’inde bir körpe. Sezmeyi yolda öğrenecek. 

    Fikir yolu kutsal. Sona varmak değil ki mesele. Sonsuz da olabilir yollar. Belki sadece yoldakilere yoldaş olacak. 

    ‘Bu kız küstürülmemeli!’

    Kelimeleri büyüteçle ayıkladı, özenle taneleri seçti. Bir kez de gönül süzgecinde tarttı sözlerini. Dökülmeyenleri aldı; cevabı hazırdı… 

    ©Gül Sunu, 2025.

    Düşüncelerinizi yorum kısmında benimle paylaşmak ister misiniz?